Bana çokfenahalde kızgınsın Blog'um biliyorum ama her şeyi anlatmadan önce sana hediye vericem. Vericem ki bana daha da çok kızıcakken şimdiki kadar kız.
Espri anlayışım üzerinde çok düşündüm. Babamın beni pişmaniye ile kandırdığı o günleri, benim mönüğümü şekerle kandıramadığım dünü düşündüm. "Böbö nasıl beceriyodun."
Az önce cinlerim senin pişmaniyeler kralı ile kavga ettiğini söyledi. Aranızı bir pamuklu şeker bozmuş . Oysa senin gay olduğunu sanardım. Kendimi hep kandırdım?
Elalemin yaptığı cümlenin sonunu getirememe esprisini hep yapma...
Hep "kapalı kapılar ardından..." diye başlayan bir yazı yazmak istedim. Hep kendimi gıdıkladığımda gıdıklanmak istedim, domuzum olsun istedim, yaz tatilimi kankitolarımla dağda geçirmek istedim, cinlerimle gerçekten konuşabilmek istedim. Şimdi hep Minik'i istiyorum. Geri kalanlar, sizi de istiyorum hala çokçok.
Violetove :* ve cinlerim olmasaydı şu an bunu yazacak cesaretim olmazdı. Blog'umla şu çatırçatır kıpırkıpır kavgayı yapamazdım yani.
Sen bana kızgın da olsan blogum, seni nasıl özlemişem nasıl özlemişem anlatamam. Seni ailecek çok seviyoruk <3
Daha düne kadar böceklere bile kucak açmıştı bünyem. Kırlara koşup; çiçekleri kokluyordum, kırmızı, puantiyeli örtülü sepetimden çıkan el yapımı kurabiyeleri mideme indiriyordum. Şimdi ise bütün sinirimi yan masaya oturttum. Ona sarkıntılık yapıyorum.
Tatile çıkıyorum. Çıkarken diyorum ki "İnternete girersem adam değilim". Ama sonra bir bakıyorum hep internette takılıyorum. Durmadan kafiyeli konuşup kendime kıkır kıkır gülüyorum. Kıtır kıtır galeta yiyip, hüppürü hüppürü Capri-Sun içiyorum(yıllar sonra kendilerini Şok'ta görmek gözlerimi yaşarttı). Sonra annemin laflarına fısır fısır cevap veriyorum. Hop hop müzik dinliyorum ve horul horul uyuyorum. Tatile böyle başladım böyle bitiricem diye de korkudan altıma yapıyorum.
Sevgili okurum ben hala pısırık olarak yaşamaya devam ediyorum. 3 günlük aşırı mutluluğumun son bulmasına üzülemiyorum bile. Sinirlenmedim bile. Çüşohayuhdeve. Belliydi zaten dedim kendi kendime. Ama ben hep diyorum. 3 günden fazla mutlu olduğum görülmüş müdür? Antika değeri taşıyan arkadaşım Burcu'ya sorun. O benim hakkımda en eskisini bilir. Aslında düşündük biz daha eskisini bilenler var. Ama onlar Mersin'de, Samsun'da, Başakşehir'de. Onları gören Jamaika'ya uçak bileti kazanıyormuş. Jamaika'ya Dr.'un bir arkadaşı kaçmıştı. Şimdilerde orada sahte sahte evlenmiş, oturma ve çalışma izni almış. Paşa paşa yaşıyormuş ama parası yokmuş. Dr.'un arkadaşının yaşına gelince bende benzeri bir şey yapacağım okurum. Diyorum hep "beyin göçü beyin gözü beyin götü..."
Bu aralar müzikte David Bowie revaçta. Buubuu ile durmadan onu dinliyoruz. Onu çok seviyoruz. Ama sanki Duran Duran ve Echo & The Bunnymen ile kapışıyor gözümde.
Mutsuz, sinirli ya da umutsuz olmadan benim blog yazacağım falan yok. Gidip gazete okuyasım var. Kusura bakma blogcum. kusura bakma sevgili okurum.
Benimle "çok iyi" değil "iyi" olun. Çünkü isteklerinizi yerine getirebilecek kadar evcilleştirilmedim. Basitleştirirsek eğer; ben komşumla kavga ettim.
Öncelikle bazı filmleri köşeye fırlatıp atıyorum(Çok iyi atıyorum ama). Şunlar gibilerini yani: 2001: A Space Odyssey (1968) E.T.: The Extra-Terrestrial (1982) Alien Star Trek Star Wars
Daha sonra benim canım ciğerim bir filmi en başa oturtuyorum.
Philip Kaufman's Invasion of the Body Snatchers (1978) Steven Spielberg's Close Encousters of the Third Kind (1977) John Carpenter'sThe Thing (1982) M. Night Shyamalan's Signs (2002) Joon-Hwan Jang's Save the Green Planet (2003) Steven Spielberg's The War of the Worlds (2005) Stephen Chow's CJ7 (2008) Neill Blomkamp's District 9 (2009) Şunları da daha izlemedim: Fire in the Sky The Day the Earth Stood Still Enemy Mine Starman Mars Attack!
Uzun süredir ciddi sağlıksal sorunlar yaşayan yakışıklı blogum, şimdi kendisine yorum yapılmasına izin veriyor. Hatta fantastic, bombastic, plastic şeysinden bile koydurttu. Arkaplan seçmek biraz zamanımı aldı ama bence en yakışıklısı buydu. Blog'um gay. Bir de sevgili olurken narin tarafı oynayanlardan. O yüzden bu arkaplanı ve renk düzenini seçti. Canım blogum benim,canım canım canım... Her türlü "farklı" cinsel tercihe at gözlüğü ile bakanlara "ben lezbiyenim" diyorum. Bokun içinde boğulun.
Nerede müzik orada yeniden huzur.
Ve öğrendim ki bugün tekmişim. EHEHEHEHEHEHEHEHEHEHE. Ay evet EHEHEHEHEHEHEHEHE...
İşte bir arkidişimin saçmalaması; sabah utandım noluyo dedim ^o) baktım güneş (#) doğuyo sonra 3 olmuş saat (O) birden aklıma koyunalrım geldi (bah) otlatıp geldim ve yağmur başladı (st) şimşek (li)çaktı korktum kyounlarımı (bah) orda bırakıp eve giderken gökkuşağı (R) oldu sonra utandım :$ ağladım :'( parti <:o) verdim gece oldu (S) uyudum O kadar mantıksız ki sevmemek elde değil.
Dr. yanımda dünya kupası izlerken bir yandan da şey diyor. 18 lira kazanırsa bana kitap alacakmış. Ayrıca göbeği benimkinden küçükmüş. Bir de benim yatağımda yatmak en büyük hayaliymiş. Bunları yaz diyor bana. Sonra dudağını bükerek konuşmaya başlıyor ve alt komşuları rahatsız etmek için ayağını vura vura salondan çıkıyor. Yarın duruşması varmış, pantolonunu arıyor. Artık dudağını bükerek konuşmuyor,çünkü bulamadı pantolonunu. Almanya 2. golü attı diye baya sevindi az önce. Şimdi de duşa giriyor. Ooooh, o iyi ki var iyi ki var. Gelip geçen doğum günümde hiçte hoş olmayan bir şey yaşadım. Sınıftaydım, kafamın içindeki sulu şey(hani poponun iki kocaman solucandan oluşmuş hali) benimle konuşmaya başladı. " Naber duba? Seni yerim duba...". İşte o zaman anladım. Beynim Life with Louie'yi çok seviyordu. Veee, 17, 16 ya da 16.5(?) yaşına girmiş olmam farketmez. Hayat benim düşündüğüm gibi değildi. Ben hala filmlerdeki gibi aşk yaşarım sanıyorum. Sonra sihirli güçlerim vardır, benim yoksa bile başkalarının kesin vardır diyorum. Bir de küçükken Hilal okumuştum, doğum günlerimde bir felaket olursa şeytan beni becermek istiyor diyorum. Hayat benim düşündüğüm gibi değilsin öyle değil mi?... Doğum günümde; istediğim hediyeler benim olmadı, bir kutlama dahii yapmadım. Ama okula gidip hayatımdaki en boktan sınava girdim. Ve doğum günümden 5 gün sonra bunları okurumla paylaşmak istedim.