7/22/2011
7/21/2011
7/20/2011
7/19/2011
Bicycle
7/17/2011
7/09/2011
A letter to the best
Hmm... Nasıl başlayabilirim bilmiyorum. Eküri'm şu sıralar İspanya'da. Ayın 19'unda gelecek. Akşam gelecekmiş. Ben de 20 sabahında yüzümü yıkar kendimi dışarı atarım. Evden çıkıp karşı kaldırıma geçerim, 3-5 adımda onların evinde olurum zaten. Kapıyı çalar, onun açmasını bekler, o açınca da ona bir güzel sarılır, özledim diye ağlarım. Hayır belki ağlamam. Şu an olsa ağlarım. Ama şu an kötü bir günümdeyim. Aslında belki gitmem bile. 20'sinde dinlensin biraz diye düşünebilirim. Belki de düşünmem. Belki....
Her neyse o en dişi, en gerçek arkadaş. Çok mistik, epik bir kankito. Ve oldukça sakin, olgun bir tipoz. Bir de gelişimini biraz erken tamamlamış bir çiko. Hehe.
Her neyse o en dişi, en gerçek arkadaş. Çok mistik, epik bir kankito. Ve oldukça sakin, olgun bir tipoz. Bir de gelişimini biraz erken tamamlamış bir çiko. Hehe.
Eküri, seni çok seviyorum ve çok özledim. Sanırım boş bir vaktinde girersin buraya ve okursun bu mektubu o gavur ellerde. Şu kısacık zamanda -artık kısa da değil aslında- aynı anlarda farklı biçimde geçirdiğimiz şoklar ya da karşı apartmanlarda aynı kat ve aynı numarada oturuyor oluşumuz- illa söylemeliydim bunu- ve hatta ilk öpüştüğümüz çocuğun aynı adı taşıyor oluşu beni, okulda tartıştığımız metafiğin hayatımızdaki yeri nedir? metafiziğin özü nedir? metafizik ile filmlerin alakası ne acaba? konuşmasına götürüyor. Sonra Luigi'ye bakınca bir senin "sevdiğim tek faremsi şey ehikikiki" diyişin geliyor aklıma. Bir de bilirsin ki o lord voldemort suratlı geliyor. Ne zaman yapmaman gereken bir şey yapsam ki yine bilirsin ki bunların sayısı oldukça fazla; bu sefer de "bazen dövesim geliyor seni, dengesiz dengesiz davranma hırrr" deyişin kulaklarımda çınlıyor. Son olarak da ne zaman okulu düşünsem "sen olmasan gelmem lan bu okula mırrr" dediğini hatırlayıp hüsrana boğuluyorum. Hemen gelsen de eküriş, annişler her silivriye gittiğinde eve atsam seni. "GOÇ DAÇMİN. Bir de evde yeşillik var mı ehihi" yazsam ve hemen elinde 3 salatalıkla gelsen -o salatalıklarla karne almaya gitsek-. Gece de Game of Thrones izlerken uyuya kalsak.
Bunlar daha hiçbir şey. Ama uzatmaya niyetli değilim. Ben bu tür yazılar da yazamam pek zaten.
Bunlar daha hiçbir şey. Ama uzatmaya niyetli değilim. Ben bu tür yazılar da yazamam pek zaten.
Şimdi de nasıl bitirebilirim bilmiyorum.son sözlerim cool olacak ama.
"I don't wanna go out on my own anymore
I cant face the night like I used to before"
Öpüyorum eküriş <3
7/05/2011
Gece Bitkilerinden
gece bitkilerinden korkuyorum,
hayır, geceleri bitkilerden!
gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
bana açtığın her telefon.
iki kalp arasında en kısa yol:
birbirine uzanmış ve zaman zaman
ancak parmak uçlarıyla değebilen
iki kol.
an ki fıskiyesi sonsuzluğun
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Cemal Süreya
Ne kadar güzel yazabilirse bir insan, iki kat daha güzelini yazıyor.
Kendisi ile aynı sokakta oturmuş olmanın verdiği bir çekim de var tabi...
hayır, geceleri bitkilerden!
gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
bana açtığın her telefon.
iki kalp arasında en kısa yol:
birbirine uzanmış ve zaman zaman
ancak parmak uçlarıyla değebilen
iki kol.
an ki fıskiyesi sonsuzluğun
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Cemal Süreya
Ne kadar güzel yazabilirse bir insan, iki kat daha güzelini yazıyor.
Kendisi ile aynı sokakta oturmuş olmanın verdiği bir çekim de var tabi...
7/03/2011
7/02/2011
Tadaima
Döndüm ve heyecandan ne yazacağımı unuttum...
Şaka bir yana üzerimde hümanist olmanın verdiği bir şişkinlik var. Bir takım şeylerin farkına vardığımdan beri benimle beraber. Örneğin, rakunların yiyeceklerini yıkarayarak yediğinin, Luigi'nin gerçekten canlı olduğunun, kimsenin 2. şansı haketmediğinin farkına varmak gibi.. 3. lafımından ergenlik sızdığının farkındayım... Zaten asıl şişkinliğin sebebi de ne yazık ki o. Ve ne yazık ben bir ergenim. Hala aynı paradoks havuzunda gibiyim. Yine olsa yine aynı hatayı yaparım gibi. Her neyse böyle olmamaya çalıştım, olmadı.
Saflığımı da siz sevgili okuyucularıma hümanizm diye yutturmaya çalıştım. Oldu mu? Olmadı. Bir işi daha elime yüzüme bulaştırdım ve gidiyorum.
"okaeri"
5/09/2011
DURAN DURAN
"Wild boys (wild boys!) never lose it wild boys (wild boys!!) never chose this way
Wild boys (wild boys!!) never close your eyes wild boys always shine"
5/08/2011
luuluu
Luiginin babası şöyle de böyle. Babalığın B'sini bilmez. Bugünün önemini de bilmez. Kimse de ona bildiremez.
Yine de boyutlar arası en harika çocuğu o olmasa alamazdım. O kafesi taşımalıydı ben de şımarıkça evladımı tutmalıydım...
Luuluu'mu her zaman her şeyden çok seviyorum. Onunla uyuyorum, evin içinde yürüyüşe çıkıyorum, film izliyorum. Yapamadığım tek şey müzik dinlemek. Saatler boyu müzik dinlemeye katlanamıyor. Babasına çekmiş sanırım.
Haftada bir onu karşıma alıp -bütün alerjik tepkimelerimi sağa sola savurarak- anne&oğul konuşması yapıyoruz. Ona kızlarla arasını sorup, çok fazla yememesi gerektiğini söylüyorum. "Hiç bir hanımefendi göbekli bir flört istemez" diyorum. O ise, vejetaryen olduğunu söyleyip paçayı kurtarıyor. Bir süre sonra duygusallaşıyorum. Benimle hep aynı tonda konuşmasını, her sabah beni uyandırmasını, aşırı tüy dökmesini bile sevdiğimi itiraf ediyorum.
Sonra kendimden bahsetmeye başlıyorum. Ders çalışamıyor oluşumdan, durmadan sıkıldığımdan ve çok dengesiz olduğumdan yakınıyorum. Cevap vermesini beklemeden başka dertlerime geçiyorum. "İzlemek istediğim binlerce dizi birikti, kuzum" diyorum. Biraz daha düşünüp "Peki ya bunca yalayıp yutmak istediğim müzik, film ne olacak?" diye bağırıyorum. Sonra sakinleşince, eküriden bahsediyorum. Okulda onunla ne kadar gülüp ardından nasıl hemen uyuyabildiğimizi anlatıyorum. Dedikodu yapıyorum sonra. Şu şununla şurada şunu yapmış diyorum. Tepkisiz kalıyor, hatta ben harıl harıl konuşurken horul horul uykuya daldığı bile oluyor. Yine babasına çekmiş sanırım.
Konuşma en fazla 40 dakika sürüyor. Çünkü suratım yanmaya ve kızarmaya başlıyor. Ben ölümüne yanan suratımı banyoda yıkamaya gidiyorum. O da kafesine dönüyor. Ona böylesine ciddi bir alerjim olduğunu bilmemeli. Minik çocuklar bu tür konularda hassastırlar...

Anniş değeri bilmeyenlere de kafam girsin.
5/07/2011
Unfinished Business
Yazdan beri bu kadar mutlu olmadım ben. Yapamamışım resmen. Yapamam da bu saatten sonra. Eğer elime bir fırsat geçer de yapabilecek olursam, yine yapmam.
4/17/2011
4/15/2011
gogogo. Heroine!
Kronik bir böbrek rahatsızlığınız, sizi seven bir müdür yardımcınız varsa okuldan istediğiniz saatte çıkabilir; eve gelip çocuğunuz kucağınızda film izlemeden önce blogunuza yazabilirsiniz.
Böbreklerimin yaşattığı acılar doğrultusunda olayı abartıp yakında öleceğimi düşünüyorum. Ölmek demişken de bir 'heroine' olarak ölmek istiyorum. Çizdiğim resimler olduğundan daha karmaşık gösterilsin, yazdığım hikayelerle ilgili kocaman efsaneler uydurulsun.. Ve ben de gururla
"I am a heroine, I don't need a man. I am also a man.." diyebiliyim. Alakasız da olsa diyebiliyim.

Kendimi tamamen çürüttüğüm acı bir gerçekte olsa, doğru söze ne denir ki?
4/10/2011
a good method
http://www.imdb.com/title/tt1571222/
girip bakıyorum, bu kadar harika bir şey nasıl mümkün olabilir cidden anlamıyorum.
4/02/2011
Pride and Prejudice
Darcy: "Miss Elizabeth. I have struggled in vain and I can bear it no longer. These past months have been a torment. I came to Rosings with the single object of seeing you, I had to see you. I have fought against my better judgment, my family's expectations, the inferiority of your birth by rank and circumstance. All these things I am willing to put aside and ask you to end my agony."
Elizabeth: "I don't understand."
Darcy: "I love you."
3/28/2011
to my sis,
Darling sis.,
You know i love you so much. Maybe more than everything that i eat and i drink. But i think you dont love me like i love you. Because i said something to you this afternoon that made me very happy. You just said " You are a little stupid girl. Your happiness is just like that. Simple and easy."
My lovely sis., why are you so bad to me? Especially, this subject is about loving and liking... You don't trust me when i feel them. It hurts. I wish you would trust me more...
I love you more than everything that i eat and i drink everytime and everywhere.
With love, your little sis.....
3/18/2011
My mistakes are being done by myself
hata 1) Piyano çalmak yerine müzik dinlemek
hata 2) Film izlemek yerine müzik dinlemekhata 3) Uyumak yerine müzik dinlemek
hata 4) Müzik dinlemek? Hayır hayır..
hata 5) Kişisel sorunlar üzerinde yoğunlaşıp toplumsal sorunları gözardı etmek
hata 6) ÖSS, üniversite gibi kavramlar hakkında bir okaliptüs ağacının sahip olduğu bilgi birikimine sahip olmak.
hata 6) ÖSS, üniversite gibi kavramlar hakkında bir okaliptüs ağacının sahip olduğu bilgi birikimine sahip olmak.
hata 7) Bir hafta içinde hayatının aşkıyla tanışılacağını sanmak
hata 8) Her sakallıyı dede sanmak
hata 9) Tabiri caizse laf yemek, laf sokamamak, tartışmalara girip sonra yan çizmek
hata 10) Dünyanın sonunun geldiğine gerçekten, içten, samimi bir şekilde inanmak
hata 8) Her sakallıyı dede sanmak
hata 9) Tabiri caizse laf yemek, laf sokamamak, tartışmalara girip sonra yan çizmek
hata 10) Dünyanın sonunun geldiğine gerçekten, içten, samimi bir şekilde inanmak
hata 11) Büyüyememek

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








Luuluu'nun yeni arkadaşı "ördek". Haftaya da kuzu alıyoruz!
