3/28/2011

to my sis,

Darling sis.,

You know i love you so much. Maybe more than everything that i eat and i drink. But i think you dont love me like i love you. Because i said something to you this afternoon that made me very happy. You just said " You are a little stupid girl. Your happiness is just like that. Simple and easy."

My lovely sis., why are you so bad to me? Especially, this subject is about loving and liking... You don't trust me when i feel them. It hurts. I wish you would trust me more...

I love you more than everything that i eat and i drink everytime and everywhere.
With love, your little sis.....

3/18/2011

My mistakes are being done by myself

hata 1) Piyano çalmak yerine müzik dinlemek
hata 2) Film izlemek yerine müzik dinlemek
hata 3) Uyumak yerine müzik dinlemek
hata 4) Müzik dinlemek? Hayır hayır..
hata 5) Kişisel sorunlar üzerinde yoğunlaşıp toplumsal sorunları gözardı etmek
hata 6) ÖSS, üniversite gibi kavramlar hakkında bir okaliptüs ağacının sahip olduğu bilgi birikimine sahip olmak.
hata 7) Bir hafta içinde hayatının aşkıyla tanışılacağını sanmak
hata 8) Her sakallıyı dede sanmak
hata 9) Tabiri caizse laf yemek, laf sokamamak, tartışmalara girip sonra yan çizmek
hata 10) Dünyanın sonunun geldiğine gerçekten, içten, samimi bir şekilde inanmak
hata 11) Büyüyememek

3/16/2011

3/11/2011

watashi no shin'ainaru nihonjin

DOUSHİTE? NANDE? watashi wa jishin de shinu...

*umarım Mamayon-san çok iyidir. Ağlamıycam...*

3/10/2011

İmparatorun Haberi - Franz Kafka

Denir ki: imparator sana sen tek kişiye, sen zavallı kuluna, imparator güneşinin önünden çok, çok uzaklara kaçan sen minicik gölgeye, işte dosdoğru sana ölüm döşeğinden bir haber yollamıştır. Yatağının başucunda haberciye diz çöktürmüş ve kulağına fısıldamıştır haberi; hatta pek önem verdiği bir haber olduğundan, haberciye tekrarlatıp kulağına söyletmiştir. Sonra da başını sallayarak söylenenin doğruluğunu onaylamıştır. Ve ölümünü izleyen bütün kalabalık önünde –aradaki duvardan engeller yıkılıp sarayın yukarıya doğru uzayan dış merdivenlerinde, devletin büyükleri halka yapmış dikilmektedir-, bütün bu seyirci kalabalığı önünde haberciyi salmıştır imparator.
Haberci hemen yola koyulmuştur; güçlü kuvvetli, yorulmak bilmez biridir;bazen bu kolunu bazen öbür kolunu uzatarak kalabalık arasından yol açar kendine. Bir direnişle karşılaştı mı, güneş resmi bulunan göğsünü gösterir; hiç kimseye nasip olmayacak bir kolaylıkla ilerleyip durur.
Ancak, kalabalık da işte öylesine büyüktür, odaların sonu gelmez bir türlü. Kalabalıktan bir kurtulsa, nasıl da kuş gibi uçacak ve sen de çok sürmeden onun şahane yumruk seslerini kapında duyacaksın.
Ama işte nasıl boşuna çırpınıp durur; hala sarayın en içteki odalarından güçlükle yol bulup geçmeye çalışmaktadır; ve asla bu odaların üstesinden gelemeyecektir; gelse de bir şey kazanmış olmayacak, bu kez merdivenlerden inmeye çalışacaktır. Merdivenleri de inse yine bir şey elde edilemeyecek, bu kez avlulardan geçmesi gerekecektir ve avlular bitecek, birinci sarayı içine alan bir ikinci saray çıkacaktır karşısına; ardından yine merdivenler, yine avlular; ve bin yıllar boyu sürüp gidecektir böylece.
Haydi sonunda en dış kapıdan kendini dışarı atabildi diyelim.—ama dünyada olmaz böyle bir şey—bir de bakacak ki, daha yeni duruyor karşısında başkent, dünyanın merkezi başkent, tortusu dağ gibi başkent; kimse bir yol bulup geçemez içinden, hele bir ölünün haberiyle asla!
Sana gelince: Pencerenin önünde oturur, akşam olunca imparatorun haberini düşlersin.

Hadi ben piyano çalmaya gidiyim. Gidebilirsem tabi...

3/03/2011

MY BRO İS THE BEST!

Abimi öyle özledim ki... Eğer ailemden biri ölürse intihar ederim üleyn. Her Rt. " Aile olarak ya hep beraber ölelim ya da ilk ben öleyim." felsefesi ile yaşar. Aksi mümkün değildir.